11 Ocak 2011 Salı

MELAHAT MORÇÖL - Muhakkak tanınması gereken bir hanımefendi-

Başlığa bakıp da boşuna Google araması yaptırmayın bu isim için.
Yalnızca UNICEF bağışçılarında ve bir de Göktuğ Morçöl isimli bir akademisyenin yazdığı Handbook of Decision Making isimli  kitabın .pdf uzantılı dosyasında adı geçiyor. Tahminim bugün benim tanışma şerefine nail olduğum hanımefendi, bu iki yerde de adı geçen.

Göztepe SSK Hastanesi Merdivenköy Poliklinikleri'nde Ertuğrul ile sıra numaramızın gelmesini beklerken yaşlı ama bir o kadar da hoş bir hanımefendi ile eşi bize doğru yaklaştılar. Yanımızda duran su otomatını nasıl kullanacağız diye dertlenirlerken ben yardım ettim ve sularını kendilerine verdim. İlk diyaloğumuz bu kadardı. Aradan zaman geçti, biz hala bekliyor iken hanımefendi elinde kağıt para ile yeniden yanımıza yaklaştı. Eşinin bu uzuuuun bekleme süresinde susadığını ve yeniden ona yardımcı olup olamayacağımızı sordu. Ama otomat kağıt para almıyordu ki... Ertuğrul parayı bozdurmak için çıkış kapısına doğru yönelen hanımefendiye yetişti ve ben bozdururum dedi. O sırada biz de kendisiyle oturup sohbet etme imkanı bulduk. İlk sözü:
"Ne iyi insanlarla karşılaştık!" demek oldu.
"Rica ederim, nedir ki bu yaptığımız?" dedim.
"Olur mu?" dedi, "Bir şey sorduğumuzda suratımıza bile bakmayanlar var maalesef."
Kısa bir sessizlik oldu aramızda.
Ne kadar hanımefendi olduğunu anlatamam size.
Mükemmel bir kürklü şapkası vardı başında.
Yaşlı ama inanılmaz güzel yüzündeki tek detay, kahverengi ruju idi.
Narin vücudundaki en belirgin nokta ise yeşil gözler.
İlk gördüğüm andaki endişeli ifade yerini keyfe bırakmıştı.

Birtakım konulardan bahsetti. İstanbul'a 45 yılında geldiğinden, o zamandan bugüne çok şeyin değiştiğinden...
"Ben aslında soğuk biriyimdir ama bak sana ne göstereceğim." dedi.
Merakla, bembeyaz elini şık paltosunun altındaki hırkasının cebine götürüşünü izledik.
Ne zerafet!
Çok eski yeşil bir defter çıkardı. Eski bir pasaport!
"Bak ben buyum aslında." dedi.
Ne kadar güzeldi siyah beyaz fotoğrafı...
Ellerimde bir tarihi tuttuğumu hissetim o an.
Ve ilk şok.
1929 doğumlu bir hanımefendi vardı karşımda.
82 yıllık yaşanmışlıkla karşımda duruyordu.
Ve ikinci şok.
"Tayyare Uçuş Eğitmeni - Etimesgut"


Düşünebiliyor musunuz?
Karşımda Sabiha Gökçen'in öğrencisi duruyordu!
Amerika'da bile henüz kadın pilot yokken kendisi eğitmendi.
Bir Türk kadını!
Offf, neler hissetiğimi paylaşabilmem mümkün değil.
Gözleri hafızama kazınmış durumda.
"Sabiha Hanım bana yurtdışına gitme, burada sana çok ihtiyaç var dedi ama ben dinlemedim." diye anlattı.
Almanya'da görev yaptığını, askeri pilotlar yetiştirdiğini söyledi.
Tek bayan olduğunu ama hiçbir rahatsızlık duymadığını anlattı.
Bir daha görmem mümkün değil belki kendisini.
Ama istedim ki bu satırlarda kendisinden bahsetmiş olayım.
Ne ben unutayım ne de böyle birinin varlığı belirsiz olsun.
O kadar şanslı görüyorum ki kendimi o andan itibaren.
Öyleyim, evet!

Bu her anı değerlendirmek, herkesle diyaloğa girmekle ilgili sanırım.
Kurban bayramında da İşitme Engelli bir teyzeciğimle otobüs durağında karşılaşmıştık, hem de Çanakkale'de.
İlk kez gittiğim Çanakkale'de otobüse binmek için gittiğim durakta işitme engelli bir teyze olsun, işaret dili bilsin, benimle sohbet etsin...
Senaryo yazsan izleyen "Hadi canım..." der.
Bunu ayrıca paylaşacağım. :)

Sağlıklı bir ömrünüz olsun Melahat Morçöl...
Saygılarımla...



Düzenleme:

Bu yazıyı yazdıktan sonra yukarıda linkini verdiğim kitabın sahibine bir e-posta gönderdim.
Belki bir bağlantı kurabilirim inancı ile, tanıştığım hanımefendiden ve yazımdan bahsettim.
Bu sabah ofise geldiğimde de beni çok çok mutlu eden, haftaya süper başlamama vesile olan bir yanıt buldum. Yüksek müsaadeleri ile bir kısmını paylaşmak isterim:

"Sayin Ipek Ilyasoglu,

Mesajiniz bana cok guzel bir surpriz oldu. Evet dogru, Melahat Morcol annem. Yazdiginizi okudum, cok duygulandim. Kurdugunuz baglantilar dogru. Handbook of Decision Making kitabimi annem ve babama adamistim. Annemin Sabiha Gokcen’le baglantisi da dogru. Annem Turkiye’nin ilk kadin pilotlarindan birisi.  Ankara Etimesgut’ta Turk Hava Kurumu’nun Turkkusu tesislerinde calisti uzun yillar. Emekli olduktan sonra Istanbul’a tasindilar.

Boyle guzel bir yazi yazdiginiz icin size tesekkur ediyorum.  Bunu kendisine iletecegim."

Ben de size teşekkür ederim Göktuğ Morçöl.
Sevgi ve saygılarımla...